Gayet net
- Tarih:
Türkiye’de artık inanılmaz bir ahlâk problemi var. Sokaklarda, eğitimde, sağlıkta, hukukta, siyasette, ekonomide, sivil toplumda, aklınıza gelen her yerde problem var. Bu mesele dünden bugüne ortaya çıkmadı. Yıllar içerisinde popülist politikalardan, seçim odaklı yönetim anlayışından kopamayan iktidar, meseleyi neredeyse içinden çıkılmaz hale getirdi.
Mevcut iktidardan önce benzer problemler yok muydu? Elbette vardı ama böylesi hiç görülmedi. Daha önce hiç bu kadar derinleşmemiş, bu kadar çaresiz hissettirmemişti. Aslında son yıllarda yaşadığımız önemli iki problem var. Birincisi mevcut iktidarın göz göre göre, umarsızca kötüye gidişatın, bu ahlâkî yozlaşmanın farkına varamaması. İkincisi ise toplumun bu durumu yanlış anlaması. Yani problemleri mevcut yöneticilerle birlikte İslâmî problemler düzeyinde okuması. Sorunu İslâm’la özdeşleştirmesi.
Hal böyle iken muhalefet ne durumda? Çok iyi durumda değil tabi. Eğer muhalefet adına iyi şeylerden bahsedebilseydik bugüne kadar seçmen tercihleri anlamında bazı değişikliklere şahitlik etmiş olurduk. Nasıl oluyor da bunca soruna rağmen neredeyse çeyrek asırdır hala mevcut iktidar seçimleri kazanmayı başarabiliyor? Bu sorunun iki cevabı olabilir. Mevcut iktidar çok başarılı ya da muhalefet çok başarısız. Cevabı size bırakıyorum.
Bu arada toplum nasıl uyanacak? Toplumu uyandırmasını beklediğimiz kanaat önderlerinin çoğu zaten ayakta uyuyor. Bir kısmının uyaracak yerleri ağrı sızı içinde. Bazılarının ama ile fakat ile başlayan cümleleri bitmek tükenmek bilmiyor. İktidarın arka sokaklarındaki mekanları dolaştığımızda tahmin edemediğimiz masalarda ilginç ilişkiler görmek mümkün. Milletin önünde muhalefet zannedilen nice mücahitlerin ne olduğunu arka sokaklarda gezenler çok iyi biliyor. Küresel ölçekte gizli dünya devletinin yöneticilerine aslan kesilenler burnunun diplerinde olan bitene sesini çıkaramıyor. Böyle olunca düşünmeye, akıl yürütmeye vakti bile olmayan kitleler açısından hiçbir şey değişmiyor.
Hepimiz her şeyin farkındayız. Hepimiz kimin ne mal olduğunu çok iyi biliyoruz. Biz birbirimizi de çok iyi biliyoruz. İlk seçimde Erdoğan’ın yine Cumhurbaşkanı seçileceğini, Ak Partinin de birinci parti olacağını da biliyoruz. Kimileri cesaret ve samimiyetle, kimileri de korkaklık ve esaretle bu gerçekleri bilerek hareket ediyor, kasten ve bile bile kendi tercihleri ile yoluna devam ediyor.



