Picture of Gülsüm Karaağaç
Gülsüm Karaağaç

Gerçek Hayat Kazanımı İçin Altın Dönem; Yaz Tatili

A+ A-

Okullar kapandı. Uzun bir tatil süreci bekliyor çoğu çocuğu ve ebeveynlerini. Kimi ebeveyn yaz okullarıyla işi sürdürürken, kimi de birlikte zaman geçiriyor. Bu bazen zorunluluk bazen de tercih olabiliyor. İster zorunluluk ister tercih olsun herkes hayattaki beklentisine ve perspektifine göre seçiyor okul türünü. Birçok yaz okulu türü var elbette; spor okulu, orman okulu, doğa okulu, değerler eğitiminin ağır bastığı okul vesaire. Okula gönderiyorsak süreç daha sistematik ilerleyebilir, okula göndermiyorsak peki nasıl olmalı? Veya okula gönderiyoruz ama gene de bir program ile ilerlemek istiyoruz diyorsak neler yapmalıyız?

Hem eğlenip hem de zihinsel, fiziksel ve sosyal açıdan çocukların gelişimlerini sağlamak için birçok faktör ile hareket edilebilinir. Sosyal bir değerlendirme diyoruz çünkü yaz tatili sadece derslerden, ödevlerden kaçış zamanı değil gerçek hayat kazanımlarının edinildiği bir zaman dilimi olarak ele alınmalıdır.  Bir zamanlar ülkemizde iş eğitimi ve ev ekonomisi dersi diye bir ders vardı ortaokulda, inanılmaz el-göz koordinasyonu sağlayan, hayata hazırlayan bir dersti. Şimdi ise eğitim işleri daha çok akademik kısımla alakalı. Belki de bu yüzden hayata hazırlama işleri dönemsel olarak yaz tatilinde yerini almalı. Okul sıralarında öğrenilemeyen becerilerin keşfedildiği sihirli bir dönemdir yaz tatili.

Sosyal ve duygusal kazanımları vardır. Eskiden mahalle kültürü varken (bazı bölgelerde kısmen hala olabilir) bütün günü dışarda geçiren o çocuklar hem sosyalleşip hem de duygusal kazanımlar elde ederdi. Günümüzde bu site kültürüne evrilse de gerek yazlık sitelerde gerekse de parklarda farklı çevrelerden gelen çocukların bir araya gelmesi sosyokültürel anlamda gelişimlerini sağlayacaktır.  Kuralları yetişkinlerce konmamış sokak oyunları ile oynayan çocuklar, kendi aralarında çatışma yaşadıklarında problem çözme becerisi de geliştirecektir. Doğayı gözlemleme esnekliğini kazandırır aynı zamanda. Köye gidenlerin, yazlığa gidenlerin, doğaya çıkanların böcek gözlemleme, gökyüzünü inceleme, ağaçlara dokunma ve özelliklerini fark etme, bahçe işleri ile zaman geçirecekse sebze yetiştirme hakkında bilgi alma (ilgili olmasa bile sürece dahil olma) gibi birçok faktörle karşılaşacaktır. Bu da bulunduğu dünya ile olan ilişkisini etkileyecek, yaşama verdiği anlamı kısmen kavramasına yardımcı olacaktır.  

Zihinsel ve akademik kazanımlarda da yaz unutması (summer slide) denilen olguyu da önlemek adına hem öğrendiklerini tekrar etme hem de sonraki yıla daha sağlam başlamak adına minik çalışma oldukça etkili olacaktır.  Özellikle kitap okuma alışkanlığı kazandırma, dil ve hayal gücü gelişimi için önemlidir.  Günümüz eğitim sisteminin içinde bulunduğu maarif modeli de okuduğunu anlamaya yönelik bir sistem oluşturduğundan akademik anlamda en çok yatırım yapılması gereken yer de burası olmalıdır. Okumayı sevdirmek. Bunun için de anne karnından itibaren sürekli okumak çocuğa kodlanmaya başlayacaktır. Dünyaya gözlerini açtığı andan itibaren anlamaz demeden kitap okumayı devam ettirmek ve bulunduğu ay grubuna uygun kitaplarla temas etmesini sağlamak alışkanlık kazandırmakta etkili yöntemlerdendir. Kitap okumak farklı dünyalara girmeyi sağladığı için farklı bakış açıları kazandıracaktır. Bu yüzden kitap okumayı sevdirmek ve yaz süresince ailecek kitap okuma saatleri yapmak, aile efradı tarafından kütüphane günleri programlamak doyumu yüksek bir etkinlik olacaktır.

“Ekransız hava sahası” zor olsa da en azından en minimal zaman aralığı ile ekrana maruz bırakıp orda kontrolü elden bırakmadan neler olup bittiğinin ebeveyn kontrolünde olduğu bir zaman yönetimi çok daha faydalı olacaktır. Aile ile birlikte sinema saatlerini oluşturmak da gene verimli hale getirecektir süreci.

Yatağını toplama, odasını toplama, çamaşır asma, çamaşır katlama, bulaşık yıkama gibi yaşına uygun ev içi sorumluluk vermek aidiyet duygusunu aşıladığı gibi ev ahalisi ile empati kurma becerisini de geliştirecektir.   

Sportif faaliyetler ise yaz süresinin en önemli aktivitelerinden diyebiliriz. Akıl, beden ve ruh sağlığının en olmazsa olmazı spordur. Hele ki gelişim çağındaki nesil için birçok açıdan kurtarıcı rol oynamaktadır. Mümkünse en az bir spor dalı ile ilgilenilmelidir. İster bireysel olsun isterse grup sporları olsun gelişim açısından ciddi fayda sağlamaktadır.

Yazın mimarı ve kontrolünü sağlayan ebeveyn, rehberdir. Çocuğa standardize edilmiş, saat saat planlanmış bir program dayatmak yerine, ucu açık ve yapılandırılmamış zamanlar sunarak ona “sıkılma hakkı” tanımak, içindeki yaratıcılığı ortaya çıkarır ve kendi duygu, zaman ve davranışlarını yönetmesini sağlayan otoregülasyon (öz düzenleme) becerisini geliştirir. Bu süreçte ebeveynin üstleneceği doğru rehberlik, çocuğun kendi potansiyelini, sınırlarını ve ilgi alanlarını keşfederek kendisini tanımasında kritik bir rol oynayacaktır.

Bu nedenle, ne sınırların tamamen kaybolduğu aşırı esnek ne de askeri bir disiplin içeren tamamen katı bir program uygulamak doğrudur; en sağlıklısı, her iki ucun ortasında, çocuğa hem güvenli bir rutin sağlayan hem de özgürlük alanı tanıyan dengeli ve orta yollu bir yaklaşımla yaz sürecini değerlendirmektir.