Her Şair Muş’u Görmeli…
- Tarih:
2018 yılının aralık ayında ilk görev yerim Muş’un Malazgirt İlçesi’ne giderken hiç aklıma gelmemişti, bu kutsal yerlerden daha önce kimler gelmişti kimler geçmişti.
Önce, büyük usta sevgili Şener Şen’in gençliğinde bir süre Malazgirt’in Fenek Köyü’nde öğretmenlik yaptığını öğrendim. Hele de o döneme ait siyah-beyaz fotoğraflarını görünce içim bir başka ısınmıştı Şener Usta’ya. Ne de olsa Türk Sineması’nda özgün ve orijinal bir karakter olacaktı kendisi.
Resimlerden birinde küçük bir tüp üstündeki tencerede yemek pişiriyordu Şener Öğretmen. Büyük ihtimalle makarna yapıyordu ya da çorba. Ben de onun bir dejavusu olarak bir yerli malı haftasında öğretmen arkadaşlarıma Yaramış Köyü’nün okulunun balkonunda küçük bir tüpün üzerinde tarhana çorbası pişirdiğimi hatırlarım. Belki de bilinmez Şener Usta’yla kendimi özdeşleştirmiştim.
Gerçi kahvaltıda tarhana çorbasını pek tercih eden olmamıştı ama sabahleyin de çorba içilebileceğini bilmiyordu oradaki genç öğretmenler.
Muş’ta, daha doğrusu Malazgirt’te öyle ahım şahım bir sanat çevrem olmadı Ne de olsa öğretmenliğimin ilk yıllarında hem doğayla hem de insanlarla cebelleşiyordum.
Birkaç yıl sonra iyi okuyan bir arkadaşımın vasıtasıyla şair-yazar Hüseyin Akın’la telefonda tanıştım. Neredeyse bütün kitaplarını alıp okudum. Bir ağabey gibi gördüm kendisini. O da o zaman Millî Gazete’ deki köşesinde bize değer verip hakkımızda ufak birkaç paragraf yazmış ve beni çok onore etmişti. Bana ayırdığı bölümde taşradan ve merkezden bahsetmiş; taşradaki benin de merkezde olabileceğini güzel bir dille ifade etmişti.
Muş Malazgirt’te okumalar yaparken, şimdi seksen yaşına ermiş önemli şair-yazarımız Sn. İsmet Özel’in de askerliğini Muş’ta yapmış olduğunu öğrenmiş oldum. Muş’ta bayağı ilginç bir hikâyesi olmuş bu Özel adamın. Hele de o sırada askerken Trabzon’dan Malazgirt’e sürgün ve hapis giden Ataol Behramoğlu ile şiirsel misillemeleri kayda değerdir.
Sene 1969. Ataol Behramoğlu, Malazgirt’te, İsmet Özel ise Muş’ta askerlik görevlerini yapmaktadırlar. Ataol Behramoğlu arkadaşı İsmet Özel’e moral vermek için “Yıkılma Sakın” adlı bir şiir yazar ve gönderir. İsmet Özel de arkadaşının bu jestine yine bir şiirle cevap vermek ister ancak askerlik görevini yaparken buna vakit bulması çok zordur. Biraz düşündükten sonra çaresini bulur. Revire gidip birkaç dişini çektirirse şiiri yazması için gerekli olan zamanı bulacaktır. Şair İsmet Özel öyle de yapar ve yine aynı başlıkta “Yıkılma Sakın” adlı cevabi şiiri yazar ve Ataol Behramoğlu’na gönderir.
Ataol Behramoğlu’nun, İsmet Özel’e elden gönderdiği şiir, şu dizeleri içerir:
Yıkılma sakın geçerken günler/Yaralayarak gençliğini/Onurlu, güzel geleceklerin/Biziz habercileri düşün ki/Ve halkın bağrında bir inci gibi/Büyüyüp gelişmektedir zafer. (Nisan 1969/Malazgirt/Ataol Behramoğlu)
Bu “Yıkılma Sakın” adlı iki şiir Yeni Dergi’nin Haziran 1969 sayısında yayınlanmıştır ve yan yana konulmuştur. İsmet Özel’in tavrı, şair, şiir için neleri feda edebilir sorusuna güzel bir cevap olmuştur. Bu iki şiirin yan yana konulması o günün şiir ortamına göre sansasyonel bir olay idi. Ataol Behramoğlu “şiir için ne feda edebilirsin, mesela kolunu kesebilir misin?” sorusuna Fazıl Hüsnü Dağlarca’ya, İsmet Özel şiirini yazmak için iki dişini çektirerek cevap vermiştir. İsmet Özel’in “Yıkılma Sakın” adlı şiiri işte bu şekilde ilgimizi çekmiştir. İsmet Özel’in “Yakılma Sakın” şiirini bulup okuyabilirsiniz.
Ek olarak bir fotoğraf hikâyesi de vardır: Yoklama kaçağı göründüğü için apar topar askere alınan İsmet Özel, askerliğinin 24 ayının 18 ayını Muş’ta yapmış. 18 ayını geçirdiği Muş’taki alay, sürgün alayıymış. İnternette dolaşan Yılmaz Güney ile yan yana olduğu fotoğraf ise bu sürgün alayında çekilmiştir. İsmet Özel askerde sürgünde ve olabilecek en güç koşulların içindedir.
Sevgili okur, aslında benim de Muş Malazgirt’te görevli iken, bir İsmet Özel tarzı gibi olmasa da iki azı dişimi çektirme hikâyem vardır. Malazgirt Devlet Hastanesi’nde, beni gece uyutmayan iki dişimden zor da olsa kurtulmuşumdur.
Bu kadar özel ve zor hikâyeler sonrasında, benim de anı kalsın diye yazılmış ve Suçlu Şiirler kitabımda yer verdiğim “Hey Gidi Malazgirt” başlıklı şiirimle yazımı bitiriyorum.
Şiirle ve dostlukla kalın…
HEY GİDİ MALAZGİRT
Kalbimin anahtarını sana verdim,
Açmadın maalesef.
Seni seviyorum diyeceğim ama
İnsanlar zift.
Sen bana az geldin,
Ben sana girift,
Hey gidi Malazgirt!
Palazlanmış gidiyor gelenler,
Maraz diyemem eseflendim.
Rahat bırak diyeceğim ama
Sen yanımdan biraz git.
Sen bana az geldin,
Ben sana girift,
Hey gidi Malazgirt!
19 Mart 2021/ Malazgirt
Kaynaklar:
https://www.soylentidergi.com/iki-sair-arasinda-yikilma-sakin



