Örümcek Ağındaki Soğan
- Tarih:
Hangi kanala açsam ‘soğan ve patates fiyatları uçtu’, haberleri ilk sırada. Soğan fiyatlarını, bazı kanallar 60 lira, bazıları 70 lira, hatta 80 lira olarak verenler bile var. Bir çarpıtma mı var? Hayır. Çünkü fiyatlar pazardan pazara, marketten markete değişiyor. Birkaç markete bende baktım. Bir markette 49.99, bir markette 69.99 liraydı.
Yazının konusu değil ama.. Fiyatlarının sonuna 99 kuruş yazılmasına gıcık oluyorum. Bir kuruşu vermiyorsun, niye öyle yazıyorsun. Bununla ilgili birkaç defa tartışmaya denk geldim. Müşteri bir kuruşunu istiyordu. Market çalışanı da ‘bir kuruşla zengin mi olacaksın?’ cevabı veriyor; müşteri de ‘insanları yanıltmak için kuruşlu yazıyorsunuz, bu hiledir’ diyordu. Neyse konumuz bu değil. Ancak hangi bakanlık bu konuyla ilgileniyorsa, kuruşlu etiketlere izin vermemeli.
Soğan fiyatlarının bu derece yükselmesi çocukluğumdaki ve gençliğimdeki iki hatırayı canlandırdı. Birinci hatıram. İlkokul ve ortaokul yıllarımda hafta sonu ve yaz aylarında ineklerimizi otlatırdım. İnekleri ovaya otlatmaya götürürken köyümüzün yakınlarındaki derelere soğanların döküldüğünü görürdüm. İnekler de çok severdi. Akşam eve dönerken o dökülen soğanlardan yerlerdi. Annemde ‘oğlum dereye dökülen soğanlardan yedirme, süt soğan kokuyor’ der, kızardı.
Köylüler bu soğanları niye döküyor diye merak etmeme gerek yoktu. Çünkü akşam ev sohbetlerinin, kahve muhabbetlerinin ana gündemi bu olurdu. Kimisi tüccarı ‘alacağını aldı, artık uğramıyor’ diye suçluyor, kimisi iktidara ‘destekleme vermiyor, planlama yapmıyor’ şeklinde sitem ediyor, kimi köylüler de ‘aç gözlüyüz kardeşim, bir yıl para edince her yere soğan ekiyoruz’ deyip çuvaldızı kendilerine batırıyorlardı.
İkinci hatıram. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni kazandım. İlk yıl mikro ve makro iktisat dersi vardı. Bu iki dersi Prof. Dr. Salih Ak ve Prof. Dr. Cem Somel veriyordu. Hangisinin dersiydi tam hatırlamıyorum ancak konu: Cobwveb-Örümcek Ağı Teoremi’ydi. Hoca, özetle piyasalardaki fiyatların üretim miktarını etkilediğini, üretim miktarının fiyatları etkilediğini söylüyor. Bu etkilemelerin piyasada dalgalanmalara neden olduğunu, bu dalgalanmaların belli bir süreçte dengelendiğini anlatıyordu. Bu iktisadi durumun Örümcek Ağı Teorisi olduğunu söylüyordu ve tahtaya örümcek ağına benzer bir grafik çizmişti ve bu durumun en çok da soğan ve patates ürünlerinde ortaya çıktığını söylemişti.
İşte bu derste, çocukluğumda köylülerin dereye soğan dökmesinin iktisattaki karşılığını bulmuştum: Örümcek Ağı Teoremi. Bu modelde, çiftçiler gelecek döneminin ekim alanını belirlemek için gelecekteki fiyatı bilmedikleri için karar verirken geçmiş dönemin veya mevcut fiyatı baz alıyorlardı.
Bir yıl soğana talep fazla olup fiyatı yükselirse, çiftçiler o yüksek fiyatı baz alıp ertesi yıl soğan ekimini çok fazla artırır. Fazla soğan pazara ve markete çıkınca bu seferde fiyatlar çok aşırı derecede düşer, çiftçi zarar eder. Zarar eden çiftçiler, ertesi yıl ekim alanlarını azaltır. Bu seferde fiyatlar tavan yapar. Bu dalgalanma bir süre devam eder, sonra dengeye oturur. İşte Örümce Ağı Teoremi bu.
Örneğin, fiyatlar 2025 yılında soğan satışlarının yükseldiğini gören çiftçiler 2026 yılında daha fazla soğan eker. Çiftçinin hedefi daha fazla ürün ile daha fazla kâr elde etmektir. Ancak üretimin fazla artması nedeniyle arz-talep dengesizliği ortaya çıkar. Yani üretim miktarı ile fiyat ters işler. Talep arzdan daha az olduğu için soğanlar elde kalır, bedava dağıtılır ya da derelere dökülür.
Ekonominin genel ve temel kuralıdır. Arz ve talebin kesiştiği yerde fiyat oluşur. Arz fazla talep çok düşükse fiyat dip yapar; talep çok yüksek, arz çok yetersizse fiyat zirveye çıkar. Arz ve talep dengeliyse fiyat, normal bir düzeyde gerçekleşir.
Bu dengenin oluşmasında en büyük sorumluluk genelde hükümet, özelde ise Tarım ve Orman Bakanlığı’dır. Bakanlığın birinci görevi, ekim alanlarını iyi planlamak, bunun takibini an be an takip etmektir. İkincisi, destekleme politikalarını arz-talep dengesini bozmayacak şekilde düzenlemektir. Üçüncü görevi de iç tüketim fazlası ürünlerin ihracatını desteklemek, iç piyasada yeterli olmayan ürünlerinin ithalatını ise fiyat yükselmeden gerçekleştirmektir.
Yazıyı Örümcek Ağı Teoremi’ni en iyi açıklayan soğan örneği üzerinden anlattım ancak bu teori tüm ürünlerde geçerlidir. Sonuç olarak iyi bir ekim planlaması, öngörülü bir ihracat-ithalat politikası ve akılcı destekleme stratejileriyle gıda piyasasındaki fiyat dalgalanmaları engellenebilir, dengeye oturtulabilir ve hem tüketiciler hem üreticiler korunabilir.
Mesele, dertlenme ve kafa yorma meselesi.



