Storytelling
- Tarih:
Bilgi artık her an her yerde. Bir tıkla tak önümüzde. Çok hızlı ulaşılabilen her şey gibi çok hızlı tüketiliyor. Hızın olduğu yerde tüketim artıyor, tüketim ise anlam daralmasına ve zayıflamasına sebep oluyor. Bilgiye kolayca ulaşıldığı için insanların bilgiyle alakalı gündemi ortadan kalkmaya başladı. Bilgi, sıkıcı, itici bir hal aldı. Aslında insanlar şöyle diyor, “zaten ulaşabildiğim bir şeyden bana bahsetme.”
İşte tam bu zorluk ve anlamsızlık içerisinde hikâye anlatıcılığı tekrar gündem olmaya başladı. Yapay zekâyı konuşurken de dikkat çekiyor. Bilgiye ulaşmak kolaysa aktarmanın hiçbir anlamı kalmıyor. O zaman bilgiyi anlamlı hale getirmeliyiz. Anlamlı ve anlaşılır hale getirmenin en etkili yolu ise hikâye anlatıcılığı.
Bir bilginin duygu, bağlam ve anlamla birleştirilmesine yardımcı olan hikâye anlatıcılığını özel bir sanat alanı olarak konuşabiliriz. Başta yapay zekâ olmak üzere artık birçok alandan istediğiniz her türlü bilgiye ulaşabilirsiniz. Bilginin öylece orada durmasından bahsediyoruz. Sahilde gördüğümüz yüzbinlerce ya da milyonlarca taştan bir tanesi gibi. Kimin umurunda ki? İnsan zihnini harekete geçirecek olan şey sadece bilgi değil, anlam ve duygudur. Bir hikâyede, bağlam, neden ve sonuç ilişkisi, duygusal bağ, kodlama, bütünlük, akılda kalıcı betimlemeler, detaylar vardır. Hikâyelerde bilgi hayat bulur, yaşanır hale gelir ve hissedilir.

Her gün savaşlardan istatistikler dinlersiniz. Haberlerde terör olaylarında ölenlerin sayısı verilir. Bunların hepsi zihinleri teğet geçen rakamlardan ibarettir. Suriye’deki savaştan kimsenin aklında kalan bir istatistik yoktur ama Aylan bebeğin hikâyesini herkes bilir. Hikâyeleşen bilgiler zihinde kalıcı hale gelir. Ekonomi, eğitim, ticaret aklınıza gelen her alanda bu böyledir. Artık mesele ne kadar çok şey bildiğinizden çok nasıl anlattığınız, nasıl anlamlandırdığınız, nasıl bir hikâyeye dönüştürdüğünüzle alakalıdır.
Dijital medya algoritmaları, sponsorlu paylaşımlar, sahip olduğunuz takipçi ya da çevreniz anlatmak istediğiniz şeyin görünürlüğünü artırabilir ama etkiyi artıracak olan anlamlı bir hikâyeden başka bir şey değildir. Yaşadığımız dönemde hikâye anlatıcılığı bilginin anlaşılır olmasını sağlayan en önemli etkenlerden biri haline gelmiştir. İyi hikâyeler, karmaşayı ortadan kaldırır, soyut kavramların somutlaşmasını sağlar ve en değerlisi ise insanlarla duygusal bağ kurmanıza vesile olur. İşte bu bağ sahip olunan bilginin kalıcı, anlamlı ve etkili olmasını sağlar.
Hikâye anlatıcılığına artık eskisinden çok daha fazla ihtiyacımız var.



