Picture of Emrullah Öztürk
Emrullah Öztürk

Tanzimat Döneminde Çok Yönlü Bir Osmanlı Entelektüeli: Rusçuklu Ali Fethi Efendi (1809- 1857)

A+ A-

Osmanlı İmparatorluğu’nun köklü kurumsal ve zihni dönüşümler yaşadığı 19. yüzyıl, hem geleneksel ilim mirasını tevarüs eden hem de modernleşme sancılarını bizzat göğüsleyen müstesna aydınlar figürleri yetiştirmiştir. Bu dönemin arka planda kalmış fakat çok yönlülüğüyle dikkat çeken simalarından biri de şair, mütercim, jeolog, kütüphaneci ve mutasavvıf kimliklerini şahsında birleştiren Rusçuklu Ali Fethi Efendi’dir. Bu makalede, klasik şerh geleneğinden modern yer bilimlerine, tasavvufi arayışlardan bürokratik görevlere uzanan Ali Fethi Efendi’nin hayatı ve entelektüel mirası ele alınacaktır.

1. İlk Yılları ve Eğitim Hayatı

Ali Fethi Efendi, 1809 (hicri 1224) yılında bugün Bulgaristan sınırları içinde kalan ve dönemin önemli bir Tuna şehri olan Rusçuk’ta dünyaya geldi. Memleketinde “Osman Beyzâde” olarak anılan bir aileye mensuptu. İlk eğitimini doğduğu şehirde tamamladıktan sonra, dönemin önemli kültür merkezlerinden biri olan Edirne’ye geçti. İlim tahsilini daha ileri bir seviyeye taşımak amacıyla 1824 yılında imparatorluk payitahtı İstanbul’a gitti.

İstanbul’daki yoğun eğitim sürecinin ardından 1829-1830 yıllarında memleketi Rusçuk’a dönerek bir süre mektep hocalığı yaptı. Ancak İstanbul’un entelektüel cazibesi onu tekrar çağırdı ve 1835-1836 yıllarında payitahta kesin dönüş yaparak müderrislik (medrese profesörlüğü) görevine başladı.

2. Bürokratik, Akademik ve Kültürel Görevleri

Ali Fethi Efendi, Tanzimat reformlarının hız kazandığı bu dönemde devletin eğitim ve hukuk kadrolarında önemli roller üstlendi:

Mekteb-i Maârif-i Adliye Muallimliği: 1840 yılında, devlet memuru yetiştirmek amacıyla açılan bu kritik modern okulda muallimlik (öğretmenlik) yaptı.

Huzur Dersleri Muhataplığı: İlmi liyakatinin en büyük göstergelerinden biri olarak, Ramazan aylarında padişahın huzurunda yapılan tefsir ve fıkıh tartışmalarına (Huzur Dersleri) “muhatap” sıfatıyla katıldı. Bu görevi 1840’tan 1855’e kadar kesintisiz sürdürdü.

Encümen-i Dâniş Üyeliği: Osmanlı’nın ilk bilim akademisi sayılan Encümen-i Dâniş’e üye seçilerek dönemin Ahmet Cevdet Paşa ve Ahmed Vefik Paşa gibi dev isimleriyle aynı entelektüel zemini paylaştı.

Kadılık ve Kütüphanecilik: Hayatının ilerleyen dönemlerinde kadılık görevlerinde bulunan Ali Fethi Efendi, kütüphanecilik alanında da vizyoner bir adım attı. İstanbul kütüphanelerindeki tüm kitapların adlarını ve künyelerini içeren kapsayıcı bir kütüphane kataloğu (fihrist) hazırlama işine girişti; ancak ömrü bu devasa projenin sadece birinci cildini yayımlamaya yetti.

3. Tasavvufi Kimliği

Ali Fethi Efendi yalnızca zahiri ilimlerle yetinmemiş, dönemin en tesirli sufilerinden Kuşadalı Şeyh İbrahim Efendi’nin (ö. 1846) rahle-i tedrisinden geçmiştir. Halvetiyye tarikatının Şâbâniyye koluna bağlı olan ve “Kuşadaviyye” veya “İbrâhimiyye” olarak anılan bu ekolün en önemli özelliği, klasik tekke yapısından ziyade her yerde zikir ve sohbeti önceleyen, adeta tekkeleri sokağa taşıyan yenilikçi bir sufi anlayışına sahip olmasıydı. Ali Fethi Efendi, gösterdiği manevi sadakat ve yetkinlikle Kuşadalı İbrahim Efendi’nin icazet verdiği dört halifesinden biri olmayı başardı.

4. Edebi ve Bilimsel Eserleri

Ali Fethi Efendi’nin kaleminden çıkan eserler, onun zihni dünyasının ne denli geniş bir yelpazeye yayıldığını açıkça gösterir. Hem dini-edebi alanda telifler vermiş hem de Batı bilim dünyasından jeoloji aktarımları yapmıştır.

A. Milâd-ı Muhammediyye-i Hâkâniyye Hilye-i Fethiyye-i Sultâniyye (Hilye-i Sultânî)

Sultan Abdülmecid’e sunulmak üzere 1840 yılından itibaren tam 34 ayda kaleme alınan bu eser, yazarın başyapıtıdır. Klasik şerh geleneğine uygun olarak, Hz. Ali’den rivayet edilen ve Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) fiziki ve ahlaki vasıflarını anlatan hilye hadisini Türkçe’ye tercüme ve şerh etmiştir. Eser manzum (şiir) ve mensur (nesir) karışık yazılmış olup, yazarın Arapça ve Farsça kelimelerle örülü, yer yer süslü ve sanat kaygısı güden güçlü üslubunu yansıtır.

 B. İlm-i Tabakâtü’l-Arz (Yer Bilimi / Jeoloji)

Osmanlı’nın modern bilimlerle tanışma sürecine katkı sağlayan bu eser, Ali Fethi Efendi’nin jeoloji alanındaki çeviri ve derleme çalışmasıdır. Dönemin bilimsel dönüşümüne ayak uydurduğunun ve geleneksel bir alim olmanın ötesinde bir doğa bilimci hassasiyeti taşıdığının en somut kanıtıdır.

 C. Terceme-i Kelâm-ı Erbaîn-i Hazret-i Ali el-Murtazavî

Hz. Ali’ye nispet edilen kırk bir adet hikmetli vecizenin Türkçe nesir tercümesi ve bu vecizelerin yarısının kısa şerhlerinden oluşan bir kitapçıktır. Eserde insanın akıl yürütme becerisine ve ahlaki olgunluğuna vurgu yapılır. Ali Fethi Efendi bu eserinde şu ufuk açıcı cümleyi kurmuştur:

 “Kişinin sühan ve güftârı (sözü ve konuşması), aklının mihek ve mi’yârıdır (ölçüsü ve mihenk taşıdır).”

 D. Terceme-i Nesâyih-i Eflâtun-ı İlâhî

Felsefe alanındaki ilgisini gösteren bu çalışma, antik Yunan filozofu Platon’a (Eflatun) atfedilen bazı ahlaki ve felsefi nasihatlerin Osmanlı Türkçesine tercümesidir. Kitapta ilk kural olarak şu düstur zikredilir: “Evvelâ Mâbudunu bil ve hakkını hıfz eyle, bâdehu kasd ü himmetini tâlîm ve taallüme kasr u hasr eyle (Önce seni yaratana inan ve O’nun hakkını gözet, sonra bütün gayretini öğrenmeye ve öğretmeye ada).”

5. Vefatı ve Mirası

Ali Fethi Efendi, üretken ve ilimle dolu hayatı 1857 (bazı kaynaklara göre h. 1274 / miladi 1858) yılında İstanbul’da son buldu. Cenazesi, Osmanlı seçkinlerinin ve sufilerinin ebedi istirahatgâhı olan Eyüpsultan’daki Mihrişah Valide Sultan Türbesi Haziresi’ne defnedildi.

Şiirlerinde ince bir lirizm ve usta işi bir nükte barındıran, nesirlerinde ise insan aklının üstünlüğünü ve ilim öğrenmenin kutsallığını savunan Ali Fethi Efendi, Tanzimat dönemi entelektüel tipolojisinin en dengeli örneklerindendir. Bir ayağı Doğu’nun tasavvufi ve edebi köklerinde, diğer ayağı ise Batı’nın jeoloji ve felsefe dünyasında olan bu “köprü şahsiyet”, Osmanlı modernleşmesinin tek tipleştirici değil, sentezci gücünü temsil etmektedir.

Kaynakça

 1. “Rusçuklu Ali Fethi Efendi’nin Hilye-i Sultânî Adlı Eserindeki İktibas Yöntemlerine Dair Bir Değerlendirme”, Darulfunun İlahiyat Dergisi, DergiPark, 2020. [https://dergipark.org.tr/tr/pub/darulfunun/article/758639]

 2.”Rusçuklu Ali Fethi Efendi”, Vikipedi: Özgür Ansiklopedi. [https://tr.wikipedia.org/wiki/Rusçuklu_Ali_Fethi_Efendi]

 3. “FETHÎ/ALÎ, Osmân Beyzâde Fethî Mehmed Alî Efendi”, Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, Ahmet Yesevi Üniversitesi. [https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/fethi-ali-osman-beyzade-fethi-mehmed]

 4. “Fethi Mehmed Ali”, Biyografya: Türkiye Ünlüler Ansiklopedisi. [https://www.biyografya.com/tr/biographies/fethi-mehmed-ali-75872925]