Picture of İbrahim Veli
İbrahim Veli

Doğru Sentezle Kaostan Çıkış

A+ A-

Kaos durumlarında insan akıl tutulması yaşar ancak anlam oluşturma da burada başlar. Anlam oluşturma; daha önceki yaşantılarımıza benzer olmayan bir durumun içinde olduğumuzda olayları sezgi ve bilgimiz eşliğinde anlamlandırma çabamızdır. Böylece önceden sahip olduğumuz bilgiyi, yeni ve belirsiz durumun içinde kullanıma uygun hale getirebilir ve yeni bir stratejiyle kaosun içinden çıkabiliriz.

Kaosu düzene çeviren bir anlam arayışı herkesin ortak hedefi. Bu hedefe ulaşmak için karmaşık durumlar karşısında insanlar pek çok değişkeni yeniden düzenleyerek en verimli konfigürasyona umutla ve güvenle ulaşmak istiyor. Beklentiler zayıf olsa da zaman içinde iyileşecek bir beceri ve nefes aldıracak bir çare olarak deneme yapmak kaçınılmaz!

Keşfetmenin Yolları Hep Açık

Belirsizlik veya karmaşayı yanlış yorumlama ve yanlış karar vermenin büyük olumsuz etkileri olsa da anlam oluşturma konusunda gelişmenin yollarını keşfetmenin önemi büyük. Kaos anı geçtikten sonra geriye dönük yorumlarımız aslında o anda keşfedemediğimiz çözümler ve cevapların olduğunu gösteriyor. Mesele; anlam oluşturma konusunda yeni keşif yollarına odaklanmak.

Psikoloji uzmanları insanların “öğrenen” ve “sabit” olarak adlandırdığı iki farklı zihin yapısı arasında tercihler yaparak düşündüğünü ve kararlarını da bu yönde verdiğini vurguluyor. Öğrenmeye ve gelişmeye odaklı bir zihin yapısıyla problem çözme becerimizi artırmamız mümkün. Kaos anında bizde hangi zihin yapısının hakim olacağını büyük ölçüde kendimize sorduğumuz sorular belirliyor.

Öğrenen Zihin Yapısıyla Sorgulamak

Kendimizi sıkışmış, çaresiz ve çözümden çok uzak hissettiğimizde aklımızda dönüp duran sorular sabit zihin yapısının bir göstergesidir: “Bu kimin hatası/suçu?”, “Başaramazsam ne olur?” veya “Neden bu kötü durumun içindeyim?” Böyle bir belirsizliğin içinde ilk soru: “Şu an burada neler oluyor?”

Öğrenen zihin yapısı, yeni bir bakış açısını tetikleyecek basit ama önemli bir soru ile ilerler. Çünkü; “cevaplar sizi olduğunuz yerde tutar, sorular ise gitmek istediğiniz yere taşır!” Durumu yeniden tanımlamak, o durumun gereklerini keşfetmenin yolunu açmak bu soruya bağlıdır. Diğer önemli soruysa: “Şu an neyi mümkün hale getirebilirim, seçeneklerim neler?” Böylece bilgi, beceri ve sezgiyi mükemmel şekilde bir araya getirmek başarılabilir.

Çözüme Yol Bulacak Sorular

Bildiğinizi düşündüğünüz cevapların yetmediği her durumda, yeni cevaplar üretebilmek için denemek zorundayız. Çünkü çözüm hep var, sadece birlikte onu görmek için keşfetmeye devam edelim. Niteliklerinizin, bunların size kattıklarının, güçlü yönlerinizin ne olduğunu bilerek ve çaresizliğe değil çözüme yol bulacak sorularla ilerleyerek…

Bağlam değiştikçe ne kadar iyi yöneticiler olsak da akıl tutulması içine girmemiz olasıdır. Yeni bir bağlamsa daha hızlı reaksiyon vermeyi gerektirebilir. Hızlı ve uygun reaksiyon verebilmek için birlikte çalıştığımız insanlarla sürekli iletişim ve etkileşimde olmak gerekir. Çünkü, birbirini tanıyan ve birbirinin iletişim tarzlarına hakim olan takımlar, ortak anlam oluşturma ve strateji uygulama konusunda daha etkili olmaktadır.

Doğru Sentezle Etkili Çıkış

kaos zamanlarında hakim olan tutum ayrışmadır. Bu süreçte insanların en büyük hatalarından biri, birlik bilincinden uzaklaşıp kaos anında alışkın oldukları çözümde diretmeleridir. Resmi ve resmi olmayan yollardan insanların etkileşimine olumlu katkı sağlayacak yöntem arayışıyla bunu aşmak gerekir. Çünkü, birlikte çalıştığınız insanların, grupların ve takımların kabiliyetleri doğru bir sentezle kaostan çıkışın anahtarı olacaktır. 

Güçlü yönler odağında kalmaya gayret gösterilmelidir. Bizde var olan bilgi ve sezginin kaos anında yeterli olacağını fark etmek rahatlatır. Açık iletişim kurmak, sözleri yerine getirmek ve yardımcı davranışlar sergilemek güveni geliştirir. Böylece var olan sezgi ve bilgiyi en doğru şekilde harmanlamak ve yeni bağlamda işe yarar kılmak aradığımız anlamı oluşturur. Insanın vazgeçilmez yönü budur!