Çoklu Krizler Karşısında Değişim Kabiliyeti
- Tarih:
Türkiye’de sivil toplum kuruluşlarının sosyal fayda üretmeleri için gönüllü potansiyeli harekete geçirilmelidir. Bunun için de; ortak sorunlara ortak çözümler üreten bir ekosistem için “kapsayıcılık” geliştirilmelidir. Çünkü; sosyal etki oluşturarak zorlukları anlamak ve aşmak mümkün!
Paradigma Değişikliği
Ortak akıl-çalışma-motivasyon isteyen üretken çalışmalar için “paylaşımcı” yaklaşım yeniden ortaya konmalıdır. Doğru bir strateji belirleyerek, doğru yetenekleri bünyesine katarak ve doğru teknolojilerden faydalanarak yol alınmalıdır. Bunun sürdürülebilirliğini sağlamak için sorunların kök nedenine inmeli, değişen koşullara uyum sağlayan aksiyonlar uygulanmalıdır.
STK’ların kendisinden bekleneni vermesi bu revizyona bağlıdır! Sivil revizyon için; mevcut sorunları yeniden sıralamak yerine kutu dışında düşünmek gerekiyor. Risk analizleriyle yeni tamirler yerine, paradigma değişimiyle start-up çıkışlara ihtiyaç var! Bu adımların atılması için; faaliyetlerin niteliğini artırmayı hedefleyen, farklı paydaş kitleleri ile ihtisas alanında iletişimi güçlendiren sivil bakış açısına ihtiyaç var.
Kapsayıcı Paylaşım
Yeni bir sivil bakış öncelikle kapsayıcı paylaşımı esas almalıdır. “Kapsayıcı Paylaşım”, bir paradigma değişikliğidir. Bunun zemini şeffaflık, dayanağı da hesap verilebilirliktir. Çünkü, çalışmaları şeffaf ve çevrelerine karşı hesap verilebilir uygulamalara sahip kuruluşlar, gönüllülük faaliyetlerinden daha fazla istifade etmektedir.
Çoklu krizler karşısında değişim kabiliyeti geliştirmek adına kapsayıcı paylaşımla, “sorunlardan değil, sorumluluklardan beslenen; sahip olmak için değil, sahip çıkmak için” çalışan kuruluşların performansı artırılmalıdır. Böylelikle çeşitlilik ve katılımcılıkla çalışan ve kullanıcı çeşitliliği sağlayarak kültürel doku zenginleşir. İş birliği ahlakı ve bilgi paylaşımıyla beslenecek sentezlerle değişim kabiliyeti geliştirilmelidir.

Katkı Sunma Bilinci
Yeni çalışmaların odağında; bugüne kadar merkezde olan “başkalarına yardımcı olmalıyım” yaklaşımı yerini “topluma katkı sunmalıyım” bilincine bırakmaktadır. Bunu başaracak bir sivil revizyon önce ihtisas alanını netleştirmeli, odaklanacağı etkinlikleri şekillendirmelidir. İhtisaslaşma, insanlar arasındaki eşitsizlikleri azaltacak, sınıf farklılıklarını düşürecek, kapsayıcılık ve çeşitlilik içeren uygulamalara kapı aralayacak boyutlarda olmalıdır.
Bunun için günümüz “tekno-yatırım”ları örnek alınmalı, sivil topluma aktarılmalıdır. Böylelikle iletişim teknolojinde yaşanan gelişme sivil toplumu, edindiği “sorun ve mağduriyetleri bilgiye dönüştürme, gündeme taşıma, kaynakların dağıtılma kriterlerini belirleme, çözüm modelleri geliştirme ve hayata geçirme becerileri” ile fonksiyonel kılabilir.
Anlamlı ve Ulaşılabilir Hedefler
Sistematik ilerleme diğer önemli bir konudur. Derneklerin hedefleri ne kadar büyük ve anlamlı olursa olsun bir sistem dahilinde yol alınmadıkça misyonlarına katkı sağlamamaktadır. Bu noktada “geleceğe hazırlanma, strateji geliştirme, yönetim becerileri” gibi konularda daha sistemli ve verimli çalışmalar planlamalıdır. Bu alanda yerel kurumlara ve firmalara da paydaşlık verilmeli, kadın ve dijitalleşme oranı artırılmalıdır.
Bu aşamada temsil ile fonksiyonun dengelenmesine yönelik “konu” başlıkları da önceliklendirilmelidir. Böylece birlikte çalışma kültürü ve ortak karar verebilme yeteneğini gelişecek, yeni yaklaşımlar kazanmaya vesile olacak her revizyon bir başarı örneği olacaktır. Paylaşım içeren uygulamalarla toplumun aldığı hasarın onarım sürecine model çözümler sunacaktır. Çünkü gelecek; sadece hayalini kurduğumuz değil, tasarladığımız şeydir.
Kuruluş İçi Girişimcilik
Sivil toplum, bugüne kadar nokta atışı çözümlerle sistematik zorluklar aşmaya çalıştı. Ancak sistematik zorlukları aşamadığı gibi, toplumsal rolünü de diğer alanlara kaptırdı. Bu yüzden “birliktelikleri ve geniş ölçekli ilişkileri” ve süreçleri geliştiren bir paradigma ile buluşmaşıdır. Toplumun katma değer üretmesine engel olan süreçleri yenileyerek “Sivil-Up” bir sorumluluğu kuşanmalıdır.
Sivil toplum ancak bu revizyonla gündeme de güncele de uygun inisiyatif alabilir ve gönüllülere rehberlik edebilir. Oluşturacağı “Kuruluş İçi Girişimcilik” atölyeleri ile sivil etkisini artırabilir. Nitelikli Gönüllülük programı tasarlayarak net, standartlaştırılmış, verimli ve sonuç veren yöntemlerle buluşabilir. Değer kattığı yerde aradığı niteliklerle yeniden buluşabilir.




