Picture of Nesibe Erkalan Çakır
Nesibe Erkalan Çakır

Edebiyatta ve Sinemada Anlatım Teknikleri Üzerine

A+ A-

Ahmet Mithat Efendi’nin çevirmen kimliğinden bahsetme düşüncesiyle kaleme aldığım bu yazı, nasıl olduysa yazarın pek çok eserinde benimsediği anlatım tekniği etrafında şekillendi.

Yazar, gazeteci, çevirmen ve daha pek çok entelektüel özelliği ile bir Osmanlı aydını olan Ahmet Mithat Efendi hakkında yazılacak sayısız konu olduğunu en baştan belirtmek gerekir.

Ahmed Mithat Efendi’nin anlatım tekniği ilk kez Esrâr-ı Cinayât (1884) isimli polisiye romanını okurken dikkatimi çekmişti, ancak o dönem üzerinde çok fazla düşünmemiştim. Eğer edebiyata biraz ilginiz varsa, okuduğunuz kurgusal eserlerin farklı bakış açılarıyla yazıldığını fark etmişsinizdir. Benzer şekilde, bir tiyatro oyununda da olayların farklı anlatım yollarıyla sahnelendiğini görürüz. Olay örgüsü ve karakterlerin birbirleriyle veya olaylarla olan ilişkisi bizi kurgunun içine tamamen çektiğinden belki de, pek azımız bir edebî eseri okurken veya bir tiyatro gösterisini izlerken bu anlatım tekniklerine dikkat kesiliriz. Ancak kimi zaman öyle bir an gelir ki yazar/yönetmen; okur/seyirci ile hikâye arasındaki görünmez sınırı bilinçli olarak kaldırır ve okuru/seyirciyi pasif konumundan alarak anlatının bir parçası hâline getirir.

Yıllar önce Esrâr-ı Cinayât’ı okurken karşılaştığım Ahmed Mithat Efendi’nin “Ey okur!” nidası, kısa bir süre önce Enola Holmes (2020) isimli filmi izlerken başkarakterin aniden kameraya dönüp seyirciye seslenmesiyle zihnimde yeniden canlandı. Biri 19. yüzyıl Osmanlı edebiyatının ilk telif polisiye eseri, diğeri ise 2020’li yıllarda seyirciyle buluşmuş ancak Londra’nın 1880’li yıllarını anlatan polisiye bir sinema yapıtı… Söz konusu iki eser, kurguyu kesip okurla/seyirciyle doğrudan iletişim kurma; okur/seyirci ile iletişim hâlinde olduğunu hissettirme konusunda benzer yönteme başvurmaktadır.

Edebiyatta ve Sinemada Konu Dışı Anlatım Tekniği

Modern romanda zaman zaman kurgusal bir kusur olarak görülen yazarın metni keserek araya girmesi, erken dönem romanlarında yazarların sıkça başvurduğu bilinçli bir yöntem olarak bilinmektedir (Çakır, 2018, s. 28). Bu bağlamda, Latince karşılığıyla digressio olarak bilinen konu dışı anlatım tekniğinin, anlatıcının okurla ya da seyirciyle arasında güçlü bir bağ kurmayı hedefleyen araçlarından biri olduğu belirtilebilir (Çakır, 2018, s. 32).

Yazar, gazeteci ve çevirmen olarak çok yönlü kimliği ile tanınan Ahmet Mithat Efendi, Türk edebiyatında kurgusal anlatının öncülerinden biri olmasının yanı sıra; macera, bilim, felsefe ve tarih gibi geniş bir yelpazede iki yüze yakın roman ve hikâye neşretmiştir (Ünal, 2014, s. 28). Yazarın eserlerindeki öncelikli amaçlarından biri okuyucuyu eğitmek ve aydınlatmaktır. Belki de bu nedenle, kimi eserinde zaman zaman durarak okuyucuya ayrıntılı açıklamalar sunmaktadır.

Yazar, olaylar cereyan ederken beklenmedik bir anda okuyucuya seslenerek bilgi vermektedir: “Okurlarımıza hatırlatmalıyız ki Öreke Taşı cinayetinin gerçekleştiği sırada henüz şimdiki yargılama usulü, mahkemelerin ıslahı ve adliye tesisatı yoktu.” (Ahmet Mithat Efendi, 2020, s. 23)

Eser boyunca okuru aydınlatmak için anlatıyı kesen ve kurgu içinde okura doğrudan bilgiler veren yazar, önemli gördüğü konuları anlatmak için anlatıyı durdurmaktan çekinmemektedir: “Gazetelerin hallerine, işlerine vakıf olanlar için sözü uzatmaya hacet yoksa da okurlarımızın çoğu bu sanatı bilmez. Onların bilgilenmesi için arz edelim.” (Ahmet Mithat Efendi, 2020, ss. 104-105). Yazar, Esrâr-ı Cinayât isimli eserin sonunda ise okura doğrudan seslenmekte ve ona bir öğütle veda etmektedir: “Ey okur! Hikayemiz burada tamamlandı. […] Ey okur! Hiçbir sözü söylendiği şekilde doğrudur diye kabullenmeyin.” (Ahmet Mithat Efendi, 2020, s. 254).

Sonuç

Ahmed Mithat Efendi’nin 19. yüzyılda ustalıkla uyguladığı anlatım biçimi, çağdaş sinemada breaking the fourth wall şeklinde karşımıza çıkarmaktadır.

2020 yılında küresel yayın platformlarından olan Netflix’te polisiye türünde yayınlanan Enola Holmes filmini izlerken, başkarakterin bir anda anlatıyı kesip kameraya bakarak seyirciyle iletişim kurması, zihinde ister istemez Esrâr-ı Cinayât’ın kendine has anlatıcı bakış açısını canlandırmaktadır. Bu durum edebiyatta ve sinemada anlatı tekniklerinin zamandan ve mekândan bağımsız olarak insan zihninde benzer bir estetik yankı uyandırabileceğinin göstergesi olarak düşünülebilir.

Kaynaklar

Ahmet Mithat Efendi (2020). Esrâr-ı Cinayât, (Uyarlayan: Mehmet Kanar), Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

Çakır, Ö. (2018). Ahmet Mithat Efendi’nin Romanlarında Konu Dışı Anlatım Tekniği, Yüksek Lisans Tezi, Afyon.

Ünal, Z. (2014). Detective Associates in Turkish and British Crime Fiction, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul.