Picture of Muhammet İkbal Küçükkösen
Muhammet İkbal Küçükkösen

“İlk Altın Madalyam” ‘2026 Kış Olimpiyat Oyunlarının Ardından’

A+ A-

Bazı seneler vardır! İnsanın yıllar geçse de o dönemi bugün gibi hatırladığı ve hayatında unutmayacağı bir zaman dilimi olan seneler. Türkiye Milli Futbol Takımı’nın dünya üçüncüsü olduğu 2002 Dünya Kupası, ya da üniversiteyi kazandığımı öğrendiğim o an, 2007 yılının temmuz ayı gibi.

2026 yılı da henüz başlamışken unutamayacağım anlardaki yerini aldı. Düzenlendiği her dört yılda bir takip ettiğim kış olimpiyat oyunları, son olarak İtalya’da gerçekleştiriliyordu. Bu kez diğer olimpiyatlardan daha farklı hisler içindeydim. Daha başlamadan tüm gelişmeleri dikkatle takip ediyor, büyük bir deneyim yaşayacağımı bildiğim için içim içime sığmıyordu. Çünkü bazı olimpik branşları spiker olarak anlatma şansı bulmuştum.

Çok tehlikeli olduğunu düşündüğüm ve her izlediğimde heyecanlanıp “Bu nasıl yarış? Umarım büyük bir kaza olmadan atlatılır.” diye içimden geçirdiğim, Bobsleigh yarış kızağını anlatacaktım. İlk kez anlatıcı odasında rejiyle bağlantı kurmak, mikrofonlu kulaklığı taktığım anda hissettiğim o büyük heyecan ve çocukluktan beri izlemekten keyif aldığım yarış kızağını anlatma coşkusu, bu yılı benim için unutulmaz zaman dilimleri arasına koymuştu. Büyük bir merakla takip ettiğim olimpiyatları anlatma heyecanı benim için paha biçilemezdi.

İtalya’nın Milano ve Cortina şehirlerinde düzenlenen kış olimpiyat oyunları başlamış ve tüm branşlarda heyecan devam ediyordu. Bende anlatacağım branşı beklerken her branşı yakından takip ediyor, bu keyifli organizasyona olan ilgim daha da artıyordu.

Yarış kızağına hazırlandığım bir süreçte Cross Country ismiyle bildiğimiz Kayaklı Koşu yarışını anlatıp anlatamayacağım konusunda bir telefon almıştım. Yapabileceğime inandığım, yeteneğime güvendiğim, denemeyi çok arzuladığım bir konuda aldığım bu telefon benim için sadece şükür sebebiydi ve bu soruya verilebileceğim cevap tekti. Çünkü hayır kelimesinin insanın aklına dahi gelmeyeceği, o kelimenin bahsinin dahi kişinin kendisine saygısızlık olarak göreceği bir telefondu bendeki karşılığı.

Artık Kayaklı Koşu Erkekler 4 x 7,5 km Bayrak Yarışını anlatacaktım. Bu süreç heyecanımı daha da artırmıştı ve süresi yaklaşmış bir branşa hızlıca hazırlanmam gerekiyordu. Yarışa hazırlandıkça Norveç takımının favori olduğunu, Norveçli Atlet Johannes Hoesflot Klaebo’nun bu yarış için çok önemli bir isim olduğunu öğreniyordum.

Artık müsabaka zamanı gelmişti. “Tabii Spor ekranlarına hoş geldiniz değerli spor severler.” diye başladığım anlatım, “Johannes Hoesflot Klaebo! Final noktasına doğru hızla ilerliyor ve Norveç şampiyon oluyor. Klaebooo! En güçlü kozları. O bir şampiyon, o bir efsane, yarışmayı tamamlıyor.” sözlerimle bitmişti.

Evet Kleabo Kayak yarışlarında bir efsaneydi ve tarihe geçmişti. Norveçli atlet altın madalya rekoru kırmış, kış olimpiyatlarında 11 altın madalya kazanan ilk sporcu olmuştu. Johannes Hoesflot Klaebo, kış oyunları tarihinde bir organizasyonda 6 altın madalya sahibi olan ilk sporcu olarak da kayıtlara geçti.

Kayaklı koşu erkeklerde mücadele anlatımındaki heyecanım artık yerini sporcuların heyecanına bırakmıştı. Kendimi altın madalya kazanmış gibi hissediyordum. Acaba hayalini kurduğum işin gerçekleşmesi mi, yoksa o an yaşadığım adrenalin mi böyle hissettirmişti? Yarışı anlatırken Norveçli atletin tırmanışlarda adeta bir canavar gibi hızlanması ve rakipleriyle tırmanışta açtığı fark gözlerimin önünden gitmiyordu. Bu ilk tecrübe bana, spikerlerin sporcularla daha güçlü bir bağ kurduğunu ve onlarla empati yapabildiğini öğretmişti.

Kış olimpiyat oyunlarında 16 olimpik branşta müsabakalar oluyor ve 116 madalya mücadelesi gerçekleşiyordu. Hiç şüphe yok ki olimpiyatların en üzücü anlarından birini Amerika Birleşik Devletleri adına Alp Disiplini alanında yarışan, bu alanda çok önemli bir isim olan, Lindsey Vonn’un kazasıydı.

Daha önce İsviçre’deki Dünya Kupası’nda sol dizinde ön çapraz bağ kopukluğu yaşayan ve risk alarak olimpiyatlara katılan atlet son hayalini gerçekleştirmek istiyordu. Fakat yarışın 14. saniyesinde geçirdiği kaza ile bu hayali sona erdi. Atletin acı içinde yerdeki hali, sağlık ekiplerinin müdahalesi, helikopterle pistten alınışı tüm spor severlerin hala gözünün önündedir. 

Olimpiyatlara damga vuran bu iki olayın ardından sıra Bobsleigh Yarış Kızağı anlatımına gelmişti.

Tek bir yarış anlatmış olsam da kendime olan güvenim daha fazlaydı. Yarış kızağında ilk olarak Monobob tekli kadın yarışını anlattım. Monobob bobsleigh’in solo versiyonuydu ve sayısal olarak erkek yarışmacı kadar kadın yarışmacıyı da olimpiyatlarda yarıştırmayı hedefliyordu. Bu alanda ABD adına Elana Meyers Taylor şampiyon olmuştu.

İlk yarışın ardından anlatmam gereken diğer yarışlar için hazırdım. Sırada çiftli erkekler bölümü vardı ve son sırada İsrail çıkmıştı, yarışmacının işgali destekleyen bir profil olduğunu öğrenince genel anlamda sessiz bir anlatım yapmıştım. Dünyaya bu kadar acı veren bir topluluğun destekçisi olan sporcularına neden daha fazla tepki vermediğimi sorgulamıştım. Belki de ilk tecrübelerim olmasından kaynaklıydı. Yarışın diğer serisine geçilirken kendimi İsrail takımına karşı söylemem gereken sözleri not ederken buldum. Artık yarışa çıktıkları anda onlara daha ağır sözlerle tepki verecektim ki yarıştan kendi istekleriyle çekildiklerini öğrendim. 

İsrail olimpiyatların başından sonuna kadar her kesimin tepki gösterdiği bir pozisyondaydı. Öğrenciler, oyunların başladığı ilk gün olimpiyat meşalesinin caddelerdeki turu sırasında İsrail’i protesto etmişti. Milano Devlet Üniversitesi kampüsü önünde toplanan yüzlerce öğrenci ellerindeki pankartlar eşliğinde protestolarda bulunmuştu. Birçok anlatıcı müsabakalarda İsrailli sporculara yönelik tepkide bulunuyordu.  

Diğer taraftan müsabakaları an be an takip ediyor ve oyunlarda gördüğüm ilginç anları yazıyordum.

  • Snowboard yarışçısı Avusturyalı 52 yaşındaki Claudia Riegler, kış olimpiyatları tarihindeki en yaşlı kadın sporcu olarak yarışıyordu.
  • Serbest stil kayakta mücadele eden Çinli karı koca Wang Xindi ile Xu Mengtao, altın madalya kazanarak olimpiyat şampiyonu olmuştu.  
  • Alp disiplininde yarışan Meksikalı atletler Sarah Schleper ve Lasse Gaxiola ilk anne oğul sporcular olarak kış oyunları tarihine geçti ve organizasyonun unutulmazları arasına girdi.
  • Oyunlarda Xandra Velzeboer, Francesca Lollobrigida, Sander Eitrem, Jutta Leerdam, Femke Kok, Selma Poutsma, Teun Boer, Jens van ‘t Wout, Jordan Stolz ve Ning Zhongyan, olimpiyat rekoru kırmayı başaran isimler oldular.
  • Johannes Hoesflot Klaebo, kış oyunları tarihinde bir organizasyonda 6 altın madalya elde eden ilk sporcu olarak da kayıtlara geçti.

2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyatları, birçok tarihi başarı ve rekora sahne oldu.

Bu sene 25.si düzenlenen olimpiyat oyunlarına yaklaşık 2 bin 900 civarında atlet katılmıştı. Türkiye adına ise Milli Atletlerimizden 8 sporcu katılmış, ülkemizi Alp Disiplini, Kayakla Atlama, Kayaklı Koşu ve Kısa Kulvar Sürat Pateni branşlarında temsil etmişlerdi. Bu sayının çok az olduğunu düşünmeden edememiştim. Çok daha fazla sporcumuzu hem yaz hem de kış olimpiyatlarında görmeliydik. Nice alanlarda nice zaferlere imza atan bu toprakların çocukları spor alanında da birçok başarıyı yakalayabilecek kabiliyette elbette ki.

Şubat ayının sonu ile birlikte kış olimpiyat oyunları da sona eriyordu. Heyecan, sevinç, coşku, üzüntü, hayal kırıklığı ve hissedilen nice duygular eşliğinde…

Bu güzel tecrübeyi yaşamama vesile olan ve bu yolculukla bana güvenip önümü açan kıymetli idarecilerim Murat Korkmaz ve Erhan Seven’e, ilk yayınımda heyecanımı dizginleyen ve yarışların tüm süreçlerinde sırtımı yasladığım iş arkadaşım Mertcan Temel’e ve diksiyon hatalarımı gösterip daha güzel anlatımlar yapmamı sağlayan kıymetli yapımcı arkadaşım Tuğba Nur Özbek’e de keşke altın madalya verebilseydim.