Picture of Muhammed Halil Koparan
Muhammed Halil Koparan

Mesele Sistem Kurabilmekte Kardeş!

A+ A-

Yıllardır bu ülkede ne zaman gıda fiyatları yükselse, ne zaman pazarda sebzenin meyvenin yanına yaklaşılmasa hemen hemen aynı sesler kulağımıza geliyor: “İklim değişikliği var, küresel kriz var, Türkiye Ortadoğuya çok yakın-Savaşlar var…”

Yalan! Desem?

Bize yıllardır tarımdaki beceriksizliği “coğrafi kader” diye yutturmaya çalışanların maskesi, Haziran 2026 resmi enflasyon verileriyle  maalesef yere düştü.

Rakamlara bakınca insanın aklı şaşıyor. TÜİK’in açıkladığı Haziran 2026 verilerine göre Türkiye’de yıllık gıda enflasyonu yüzde 35,45!

Şimdi sıkı durun: Bu oranla Türkiye, verisi açıklanan bütün Afrika kıtasının tamamını geride bıraktı!

Evet, yanlış duymadınız.

Afrika’nın gıda enflasyonunda lideri kim biliyor musunuz? Yüzde 17,6 ile Libya. Yani biz, çölün ve siyasi belirsizliğin ortasındaki Libya’ya bile iki kat fark atmışız!

Elbette Tabloyu biraz daha açmakta fayda var. İç savaşlardan, etnik çatışmalardan başını kaldıramayan, altyapısı olmayan Nijerya’da gıda enflasyonu %17,5. Yıllardır kıtlıkla anılan Etiyopya’da %15, Mozambik’te %13,3, Kenya’da %8,6, Somali ve Ruanda’da %8!

Daha da ötesi var: Fildişi Sahili’nde gıda enflasyonu %2,4, Güney Afrika’da %1,9, komşumuz Fas’ta ise eksi %0,9! Yani Fas’ta gıda fiyatları geçen yıla göre gerilemiş. Nijer, Çad, Benin ve Burkina Faso gibi tarıma en elverişsiz topraklara sahip Afrika ülkelerinde gıda fiyatları yıllık bazda düşerken; Anadolu gibi toprağından bereket fışkıran, dört mevsimi yaşayan bir ülkede gıda fiyatları %35,45 artıyorsa, kimse çıkıp bize “iklim şartları, Jeopolitik konum” gibi hikayeler anlatmasın.

Dünya genelinde kulvarımız da belli oldu artık: Üstümüzde bir tek Venezuela ile İran kaldı. Yanı başımızdaki Arjantin bile %34,4 ile altımızda! Demek ki neymiş? Kader coğrafya değilmiş! Kader; iş bilmezlikmiş, yanlış para politikalarıymış, plansızlıkmış!

Mesele Toprak Değil, Mesele Sorumsuzluk!

Gıda enflasyonu durup dururken gökten zembille inmiyor. Merkez Bankası raporlarına bakıyorsunuz; sürekli “arz koşulları, işlenmemiş gıda, uluslararası emtia” deyip duruyorlar. İyi de kardeşim, uluslararası tarım emtiası düşerken, Afrika ülkeleri fiyatları aşağı çekerken bizim ülkemizde bu yangın neden sönmüyor?

Çünkü gıda fiyatlarını belirleyen şey sadece tarımsal girdiler değil elbette. Siz zamanında rasyonellikten uzak faiz kararlarıyla makroekonominin şirazesini bozarsanız, tarladan rafa uzanan o hantal sevk zincirini reforme etmezseniz ve 7 patronun elindeki 50 bin mağazalık kartel yapısına “dur” demezseniz; Afrika’nın çölü bile sizden ucuza yemek yer! Biz ürettiğimiz malın nakliyesinde işçilik ve elektrik maliyetlerini yönetemez, çiftçimizi tekelci alıcıların kucağına itip “başının çaresine bak” dersek; tarlada 5 lira olan ürün rafta 50 lira olur.

Afrika’nın en yoksul ülkesi bile vatandaşının önüne koyduğu ekmeğin, sebzenin fiyatını kontrol altında tutmayı başarıyorsa; Türkiye bürokrasisinin oturup şapkasını önüne koyması gerekir. Biz en son genel tarım sayımını 2001’de yapmış, çeyrek asırdır elindeki verisi karanlık olan bir ülkeyiz.

Görmediğin sahayı yönetemezsin, saymadığın hayvanı, ölçmediğin rekolteyi planlayamazsın.

Bu saatten sonra televizyonlarda “küresel gıda krizi” nutukları atmak eh biraz da abestle iştigal olacaktır Ha! etkisi varmıdır, elbette vardır. El Hak doğrudur. Ancak bütün Afrika kıtasının toplamından fazla gıda enflasyonuna sahipsek, sorun coğrafyada değil, o coğrafyayı yöneten akıldadır.

Eğer 2026 ve sonrasında bu durumdan kurtulmak istiyorsak; acilen günübirlik kararnamelerle pansuman yapmayı bırakacağız. Tarımı tescilli bir “Kritik Ulusal Altyapı” ilan edeceğiz. Üretici kooperatiflerini doğrudan lojistik ve raf ağının sahibi yapacak kamusal tamponları kuracağız. İthalat lobilerini değil, tarladaki üreticiyi ve raftaki tüketiciyi koruyan radikal bir tarım ve piyasa reformunu masaya koyacağız. Aksi halde, Afrika ülkesi ucuz gıdayla geleceğe yürürken; biz cennet gibi Anadolu topraklarında “Bu ay mutfak masrafı ne olacak?” diye kıvranmaya devam ederiz!