Picture of Satılmış Ümit Çetinkaya
Satılmış Ümit Çetinkaya

Yazı ve Kazı

A+ A-

TRT’nin Tabii Platformu’ndan izlediğim bir dizi oldu. Dizi, ama her bölümü film tadında ve modunda çekilmiş. On bölümden oluşan bu dizi birinci sezonuyla bizlerle.

Hüccetü’l-İslam İmam Gazali’nin hayatını konu alan bu dizi her yönden dikkat çekiyor. Sahnelerde kullanılan efektleri, görsel açıları, sanat yönetimi ve senaryosuyla başarılı bulduğum bu dizi de iyi oyunculara yer verilmiş.

İmam Gazali’yi Taner Ölmez canlandırıyor. Diğer karakterler de ağırlığınca yerlerine oturmuşlar. Dizinin yönetmen koltuğunda Sedat İnci otururken, senaryosunu Emre Konuk kaleme almış. Dizinin oyuncularından Yurdaer Okur, Özgü Özberk, Caner Şahin ve Aleyna Özgeçen çok başarılılar. Haftalar önce rahmetli olan Kanbolat Görkem Arslan da Nizamülmülk’ü canlandırıyor.

Dizide İmam Gazali’yi canlandıran genç oyuncu Taner Ölmez ” Karaktere hazırlık sürecinde, Gazali’yi anlamak için Kur’an-ı Kerim okumam gerekiyordu.” açıklamasında bulunmuş.

Evet, böylesine büyük bir müceddidi, Hüccetü’l-İslam İmam Gazali’yi hakkıyla canlandırabilmek yani ihya edebilmek için, birincil bir kaynağa ihtiyaç duymuş olmalı kendisi. Hatta -spoiler olmasın ama- sanırım son bölümlerden birinde Gazali’yi bir tekkenin avlusunda kazılmış, çevresi çiçeklerle bezenmiş bir mezarda rüya ya da seyri-sülûk halinde görüyoruz.

Özellikle son iki bölümde Muhammed bin Muhammed El Gazali’nin hem manevi ilerleme ve buna bağlı olarak yazma sürecindeki derinleşmesini temaşa ediyoruz. Kâğıda yazdıklarını birer birer yakıyor. Sonra bir hayvan –biz ata hayvan deriz- tarafından ona yeni kâğıtlar getiriliyor. Ortalıkta bulunmadığı belirli bir süreç sonunda artık yazdıklarını bir kitap haline getirdiğini ve hocasına gönderdiğini anlıyoruz.

Aynı kuyu(mezar) ve yazar olayını; Nuri Bilge Ceylan’ın “Ahlat Ağacı” filminde de görmekteyiz. Film, köyde kazılan ama bir türlü su çıkmayan bir kuyuyla sürüp bitmektedir. Hem de çarpıcı bir su kuyusuyla. Lakin ne kadar kazıldıkça su çıkmamaktadır.

 “Yazmak ve kazmak” arasında mekik dokuyorum, dedi adam. “Her kazı; bir yazının ve yazgının başlangıcı değil midir?” diye seslendi diğeri. Hem de su çıkacağı bilinen bir kuyuyu kazıyorsak, o vakit ne mutlu bize…

Suyun aziz olduğu gibi “Yazı ve Kazı” da çok bağlantılı bence de…

Hayy Allah’ım! Ramazanınız mübarek olsun.