Picture of Mustafa Toprak
Mustafa Toprak

Yol İnsana Bildiğini Yeniden Unutturur

A+ A-

Çıkmazların anlam kazanmadığı bir karmaşa belki de yolumuzu aydınlatacak bir fırsattır. Bilmek içerisinde bir nebze kibir barındırıyor. Bilinmezliğin içinde kaybolmak ise ruhumuzu inşa eden bir milat gibi karşımızda duruyor. Bilmek için sarf ettiğimiz çaba büyük bir emeğin karşılığı gibi bizden alacaklı olarak bekliyor. Halbuki kendiliğinden gerçekleşen bir farkındalık yanı başımızda sessizce bizi izliyor.

Çıkmazın içinde kaybolduğunuzda, ilk çırpınışlarınız daha sonra öğreneceğiniz farkındalığın size uzaktan gülümsemesidir. Le Grand Voyage (Büyük Yolculuk) filmi bu söylediklerimin yaşanmış halini çok güzel anlatıyor: Fransa’da yaşayan Müslüman bir adamın isteği, ölmeden önce oğlunun onu hacca götürmesidir. Fakat oğlu ile yaşam pratikleri birbirleri ile çok farklıdır. Oğlunu ikna etmekte zorlansa da kara yolu ile hac yolculuğuna çıkarlar. Yolculuk başlarında babasına bir hayli mesafeli davranan Reda yolculuğun ilerleyen günlerinde babası ile bir bağ kurar. Haccın anlam ve hikmeti ona da sirayet eder. Yolun insana öğrettiklerini kalbine yüklenir. Fakat insan, anlamı yakaladığında imtihan başlar. Reda için de kurulmuş bir bağın ortasında yalnız kalmak ile imtihanı başlar. Belki filmin sonuna ait ufak bir ip ucu vermiş olabilirim. Kusura bakmayın lütfen. Fakat kaybetmek, imtihanın kalbimizde aydınlık mı olacağı yoksa gelip geçene teslim mi olacağımızın ölçümüdür. Reda için de bu ikilem açıkça ortada durmaktadır.

İşte hayat nerede kaybolduğumuzu bilmediğimiz bir boşluktur. Ancak insan bir bütünün hakikate ait işaretini gördüğünde parçaların anlamlı olduğuna kanaat getirebilir. Kaybolmayı göze alamayan bir pusula hiçbir zaman doğru istikamete yöneltmez insanı. Yolun sonundan emin olduğumuz bir güven bizi en çok yanılgıya düşürecek tuzaktır. Yanlış vakitlerin önümüze çıkaracağı imkanlar bizim sonsuzluk çaremiz olabilir. Ian Dallas’ın Gariplerin Kitabı eseri de bu yolculuğun nerede başlayacağını, bilemediğimizi bize anlatan önemli köşe taşlarından. Kitabı bitirdiğinizde içinizde bilinmez bir kütüphane oluşuyorsa yolculuğun son adımını atmışsınız demektir. Aslında kitap bir hikayenin peşinde değil hikayesinin insanı taşıdığı yöne doğru gidenlerin savrulmuşluğu ve o savrulmaların hep gönül hizasında kalabilmesi. Tüm yönlerin tek bir noktayı işaret ettiği kutlu güne kalbini ayarlamışlara selam olsun. Bilmenin kibrindense kaybolmanın memleketine yolculuk yapmayı yeğleyenlere selam olsun.