Gelecekten Haber Veren Yönetmen
- Tarih:

Ingmar Bergman ne anlatıyor? Bu soruya hayatta karşılığı güçlü bir cevap vermek zor. Zira, yönetmenin İsveç kendi yaşam öyküsü, İsveç tarihi, kültürü ve modernleşme sürecini harmanlayarak ürettiği filmleri anlamak için – bunu açıkça söylemek lazım- öncelikle Avrupa modernleşmesinin içinden geçmiş olmak gerekir. İkincisi, İsveç, 20. asır boyunca dünyamızın yaşadığı iki büyük dünya savaşından etkilenmeyen nadir ülkelerden biri. Arkasından gelen soğuk savaşın etkilerini de minimum düzeyde yaşadı.
Tüm dünya, iki kutuplu (ABD-Sovyetler Birliği, Kapitalizm-Sosyalizm) dünyanın neresinde yer alacağını tartışırken İsveç, kapitalist ekonomi modeli ve sosyalist bölüşüm ilkelerini harmanlayarak, adına “İsveç Modeli” denen bir refah devleti üretmeyi başardı. Türkiye’de insanlar ekmek kuyruklarında fişle beklerken, İsveç modern insanın yalnızlık, iletişimsizlik, burjuva eleştirisi, Tanrı inancı vb. sorunlarını yaşıyordu.

Yalnız Kalmak mı Yalnız Kalamamak mı?
Bergman’ın filmlerinde anlattığı konular ve kullandığı teknikler, henüz Türkiye gibi ülkelerin psiko-sosyal açıdan tam olarak karşılaşmadığı sorunlardır. Bir erkek çocuğunun, baba kavramı üzerinden Tanrı sorgulaması yaparak, tüm hayatını Tanrı’nın Sessizliği ve inanç problemine adayan filmler yapması için, Türkiye’nin nerden baksanız bir çeyrek asrı daha bulunuyor. Kemal Tahir’in enfes benzetmesiyle Avrupa yalnız kalan insanın problemlerini edebiyata ve sinemaya aktarırken, Türkiye’de bir insan, yalnız kalamamak gibi bir sorunla uğraşmaktadır.
Bu açıdan baktığımızda, iki kız kardeş arasındaki nefret, anne ile kız arasındaki ontolojik yüzleşme, burjuvanın iki yüzlülüğü, sosyetik duyarsızlık, varoluşsal yalnızlık gibi temalar, ülkemizde ancak arthouse sinemasının ve sınırlı bir kitlenin problemleridir. Çünkü Türkiye’de insan, yalnız kalamaz. Din, gelenek ya da iktidar, sizi bulur ve içine çeker. Kaçamazsınız.
Türk milletinin 2026 yılında yaşadığı bireysel ve toplumsal problemler, Bergman’ın yaşadığı İsveç’te 20. asrın ortalarında yaşanıyor ve tartışılıyordu. “Bir Evlilikten Manzaralar” ya da “Persona” filmini düşünün. Türk nüfusunun yüzde kaçı öteki benliğiyle yüzleşecek, personalarını keşfedecek zamanı bulabiliyor ki! Bizde burjuva mı var ki, iki yüzlülüğünü tartışalım!

O Yalnızlık Yaşanacak
Bergman, bir imkândır. Şöyle ki; onun filmlerinde anlattığı konular, bizim gelecekte karşılaşacağımız problemlerdir. Siz, istediğiniz kadar karşı ya da mesafeli olun, Avrupalının yaşadığı sorunları siz ya da sizden sonraki nesiller yaşamak zorundadır. İster başörtülü olun ister mini etekli, hiç fark etmez. İster derviş olun ister ateist. O yalnızlık yaşanacak. Bergman’ın büyüklüğü de buradadır. Refah devleti sayesinde dünyanın zirvesinde bir ekonomiye sahip olan İsveç toplumunun sorunlarını, psikanalizin de yardımıyla tüm dünyanın anlayabileceği bir dille anlatmıştır. Bu, Bergman’ın en büyük sanatıdır. Bu yüzden, onun filmlerini izlemeli, gelecekte bizi bekleyen problemlerin kaynağı ve çözüm yöntemleri üzerinde kafa yorabiliriz.
Örneğin, yeni nesillerde dine karşı duyarsızlık oranı artıyor. Dine karşı duyarsızlık beraberinde aile, gelenek, tarih, kültür vb. konularda da umursamazlığı beraberinde getirir. Bu, biraz da ekonomik gelişmelerle birlikte gelen dünyevîleşmenin getirdiği bir sorundur. Bugün değilse bile önümüzdeki yıllarda bu soruna karşı çözümler üretmek durumunda kalacağız.

Hayata Ne Katkı Sunuyorsun?
Bergman, birkaç açıdan bir imkândır. Birincisi, bizi bekleyen tehlikeleri bize önceden haber vererek, önlem almamıza katkıda bulunur.
İkincisi, filmlerinde sunduğu problemlere aynı filmin içinde çözüm teklifleri de sunmaktadır. Tabi ayrıntılara dikkat edebilen izleyiciler için.
Üçüncüsü, tüm dünyanın en büyük yönetmen olarak gördüğü Bergman, kendisine bu sorulduğunda muhteşem bir cevap vererek bize harika bir yol önermektedir: Herkesin istifade ettiği bir mabedin sütunlarını inşa eden bir duvar ustası olmak, dünyanın en iyi yönetmeni olmaktan daha önemlidir. Çünkü o duvar ustasının yaptığı iş, hayata daha büyük bir katkı sunmaktadır.
Sırf bu bakış açısı için bile Bergman izlenir.




